Kosova'daki Suikastin Perde Arkası

Ocak 2018’da Sırbistan ve Kosova arasındaki diyalog süreci Brüksel’de başlamıştı. Brüksel’de konuşmaların başladığı gün Kuzey Kosova’da;  Sırp Sivil, Demokrasi ve Adalet Hareketi (G.I SDP)’nin lideri Oliver İvanoviç Mitrovica’daki parti ofisinden çıkarken saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti. Olayın failleri henüz belli değil.

Kosova’nın bağımsızlığının 10.yılı kutlamaları öncesinde etnik tansiyonu artırıcı terör eylemlerinin olması beklenmekteydi. Hatta Amerikan Dışişleri Bakanlığı 10 Ocak tarihinde yayınladığı bir uyarı mesajında,  Kosova’ya ziyaret edecek vatandaşlarını beklenen terör eylemlerine karşı temkinli olmaları yönünde bilgilendirdi.


Peki, bu olay neden dün gerçekleşti?

16 Ocak’ta Brüksel’deki toplantının ilk devresinde Sırbistan ve Kosova arasındaki sorunların çözüleceği umudu vardı. Avrupa Birliği bir yıl ara verilen ve dün yeniden başlatılan bu diyalog toplantılarının nihayete ermesini umuyordu. Çünkü; Kosova meselesi diğer Balkan ülkelerindeki Avrupa şüpheciliğini pekiştiren bir konuydu. 
Yeniden başlayan Brüksel görüşmelerinde; Sırp Belediyeler Birliği’nin kurulması, sınır hatlarındaki kontrollerin birlikte sağlanabilmesi, enerji, adalet, araç plakalarının tanınması ve Mitrovica’daki iki milleti birbirinden ayıran köprünün işlevi gibi konularda nihai bir sonuca varılacaktı. Toplantıda gündeme getirilecek bir diğer mesele de savaş suçlularının yargılanmasıydı. AB'nin girişimiyle, Kosova Savaşı'nda suç işleyenlerin yargılanacağı özel mahkemelerin kurulmasına karar verilmiş ve yargı sürecinin hızlandırılması için baskı yapılıyordu. Bu mahkemelerle, ülkedeki adaletin tesisi sağlanmak isteniyordu. 

Fakat Oliver suikastı tüm bu beklentileri sekteye uğrattı. Suikast haberinden sonra Brüksel’deki Sırp temsilciler görüşmeleri yarıda bırakarak ülkelerine geri döndü. 

Diyalog sürecinin ne zaman devam edeceği yönündeki sorular ise yanıtsız bırakıldı.

Peki, neden Oliver Ivanovic öldürüldü?

Ivanovic, Kosova Savaşı yıllarında Arnavut sivilleri öldürmesi nedeniyle suçlu bulunmuş ve Kosova mahkemesi tarafından 2015’te gözaltına alınmıştı. Fakat geçtiğimiz yıl Temyiz Mahkemesi’nin kararı ile serbest bırakıldı. Ilımlı ve NATO, BM, AB çevrelerinin dikkate aldığı biri olarak tanınan Ivanovic, birçok konuşmasında Sırbistan’ın Kosova’daki politikalarını doğru bulmadığını dile getirmişti. Kosova diyalog sürecini destekledi. 
Savaş suçlarına rağmen Ivanovic yaptığı açıklamalarla ülkedeki Arnavutların olumlu yönde ilgisini çekmeyi bile başardı. Arnavutça bilen nadir Sırp politikacılardan biriydi.

Sırbistan’ın Kosova’daki Sırp politikacılar üzerindeki etkisini eleştiriyor, direktiflerini dinlemiyordu. Kosova’da yeni kurulan hükümette yer alan ve Kuzey Sırbistan’daki Sırpların çoğunluğunun desteklediği Sırp Listesi’nden de bağımsız hareket ediyordu. Oliver Ivanovic yaptığı açıklamalarda, Sırp Listesi içinde yer alan politikacıların uyuşturucudan para kazandıklarını ve ülkede artan organize suç oranını bu nedenle görmezden geldiklerini söylemişti. Artan suç oranlarında Sırbistan’ın da parmağının olduğunu, Sırbistan’ın Kosova politikasını beğenmediğini dile getirmişti.

Eylül ayında bir dergiye verdiği röportajında Mitrovica’da Arnavutlardan değil Sırplardan tedirgin olunması gerektiğini vurgulamıştı. Çünkü ona göre; Mitrovica’daki Sırplar, uyuşturucu alanında artan organize suçlar nedeniyle yerel zorbalar ve gangsterlere dönüşmüştü. Bu durum, toplumu tedirgin etmeye başlamıştı.

Ölümünden önce birçok defa tehdit aldığını söylemişti. Özel arabası ateşe verilmişti. Ekim 2017'de yapılan seçimlerde baskı ve tehditler nedeniyle partisinden dört isim aday listesinden çekilmek zorunda kalmıştı.

Peki, suikast kim tarafından ve neden işlendi?

Bu suikastın arkasında Arnavutların veyahut Sırpların olup olmamasından ziyade amacının ne olduğu önemlidir. Zaten, her iki tarafta birbirlerini suçlayıcı açıklamalarda bulunmuştur.

Arnavutların çoğunluğu Oliver’i bir savaş suçlusu olarak görmektedir. Fakat Arnavutların ötesinde onu sevmeyen hatta nefret eden aşırı Sırp milliyetçi bir kitle bulunmaktadır. Çünkü Oliver’ın, Arnavutların haklarını göz ardı etmeyen-ılımlı ve Sırbistan’dan bağımsız tavrı önemli bir kesimi rahatsız etmekteydi.

Rusya’nın da bu olayın arkasında olduğu yönünde görüşler de vardır. Makedonya ve Karadağ’daki olaylar göz önüne alındığında bu ihtimalin görmezden gelinmesi pek mümkün değildir. Sonuçta Rusya bölge ülkelerinin NATO ve AB’ye üyeliklerini istememektedir. Son yıllarda Rusya’nın Balkanlarda artan varlığı, bölgedeki istikrarı bozucu tüm eylemlerin arkasında onun olduğu yönündeki görüşleri artırmaktadır.

Suikastın arkasında her kim olursa olsun, yeniden başlatılan ve sonuncusu olması planlanan Kosova diyalog sürecine bir darbe vurmak ve Kosova iç siyasetindeki olumlu yönde gelişmelere gözdağı vermek istenmiştir. Bunlar; Kosova’da yaşayan Sırplar ile Kosova hükümetinin güçlenen ortak siyaset algıları, savaş suçlularının yargılanması için kurulacak özel mahkemeler vs. olarak sayılabilir. Etnik dengeyi sarsıcı her bir eylem Kosova’nın bir devlet olarak ilerleyişinin önünü tıkayacak, oluşturulmaya çalışılan birlikte yaşama algısını zedeleyecektir.

Sonuç olarak; AB  bölgedeki adaletin tesisinde zorlanmaktadır. Güvenlik birimleri halen daha Avrupa standartlarında değildir. Güvenlik kurumlarındaki komünist reflekslerin  yok edilememesi, polis ve organize suç örgütlerinin iç içe geçmesine, işbirliği yapmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle halen daha faili meçhul suikastlar çözülememiştir.

Büyük ihtimalle Ivanovic suikastı, Zoran Cinciç vakasında olduğu gibi aydınlanamayacaktır. Fakat bu suikast toplum ve siyasetçiler arasında bir korku yaratacak ve sonucunda ülkenin Avrupa-Atlantik prensiplerine uyum sağlamasında engel teşkil edecektir. Sırbistan hükümeti faillerin bulunmasını bir şart olarak öne sürebilir ve eğer böyle bir şey olursa bu durum iç tansiyonun yükselmesine de sebep olacaktır. 
Önümüzdeki günlerde, Başbakan Haradinaj liderliğindeki Kosova hükümeti hem diyalog sürecinin devamı için hem de iç dengelerin bozulmaması için çokça efor sarfetmek durumunda kalabilir. 


Comments