Makedonya Referandumu Ne Anlama Gelmektedir?





Aralık 2016’da yapılan seçimlerden sonra Makedonya’da 8 yıldır iktidarda bulunan milliyetçi VMRO-DPMNE Partisi seçimleri kazanmasına rağmen hükümeti kuramadı. Muhalefet partisi SDSM, Arnavutlarla anlaşarak hükümeti kurabildi. 

Makedonya’daki hükümet değişikliği, bölge siyasetine “olumlu” anlamda ivme kattı. Bölgesel meseleler teker teker ele alındı. Önce Bulgaristan ve sonra Sırbistan ile diplomatik ve siyasi anlaşmazlıklar çözüldü. Yunanistan ile Makedonya tarihinde ilk defa resmi düzeyli ziyaretler gerçekleşti. Yapılan diplomatik görüşmeler sonrasında Makedonya ve Yunanistan dışişleri bakanları arasında Haziran 2018’de Prespa Anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Makedonya’nın yeni isminin “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” olmasında mutabık kalındı. Makedonya vatandaşlarının uyruğu “Makedonyalı - Kuzey Makedonya vatandaşı”, vatandaşların etnisitesi “Makedon”, dilleri de “Makedonca” olacaktır.

Anlaşmaya göre iki ülke, 2018 yılı sonuna kadar gerekli koşulları yerine getirmek durumundadır. Yunanistan anlaşmayı henüz parlamentosuna sunmamıştır. Makedonya’da ise muhalefet partisi VMRO-DPMNE parlamentoyu boykot ettiğinden, 120 kişilik parlamentoda 69 milletvekili tarafından onaylanmıştır. Cumhurbaşkanı muhalefet partisine mensup olduğundan parlamento onayını geri çevirmiştir. Makedonya’da anayasa değişikliği için üçte ikilik çoğunluk gerekmektedir. Başbakan Zaev, muhalefetin parlamento boykotunu devam ettireceğini düşündüğünden referandum çağrısı yapmıştır.

Zaev, halkın meşru desteğini arkasına alırsa, muhalefetin inadını kırabileceğini düşünmektedir. Halkın desteğini alabilmek için referandum sorusunda “AB ve NATO üyeliği” vurgusu yapılmaktadır. 30 Eylül’de yapılacak olan referandumda “Makedonya ve Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayı kabul ederek NATO ve AB üyeliğinden yana mısınız?” sorusu sorulacaktır.
Referandumun geçerli sayılabilmesi için kayıtlı seçmen sayısının %50’sinin oy kullanması gerekmektedir. Yani, 1.806.000 kayıtlı seçmenin 903.000’ünün oy kullanması gerekir. İktidar partisi SDSM en son seçimlerde yaklaşık 450.000 kişi tarafından desteklenmişti. Ülkedeki Arnavut partileri ise 200.000 oy alabilmişti. İktidarın referandumdan “evet” oyunu alabilmesi için ülkenin bütününe yönelik bir kampanya yürütmesi gerekmektedir. Fakat Makedonya’da bir meselenin “milli sayılması” veyahut “ülkenin bütününü ilgilendirmesi” zordur. Örneğin; ülkedeki azınlıklar isim sorununu önemsememektedir. Gençler, kimlik ve aidiyet sıkıntısı yaşamaktadır. Ülke siyasetinden beklenti çok düşüktür. İktidar partisi bu dinamiklerin farkında olduğundan “Avrupa” vurgusu ile referandumun çekiciliğini artırmak istemektedir. Fakat yapılan anket çalışmaları; oy kullanacakların %2’sinin referandum ve sonuçları hakkında bilgiye sahip olduğunu göstermektedir. Böylelikle referandum hakkındaki bilgisizlik, ilgisizliği de beraberinde getirecektir.

Market Vision tarafından yapılan anket çalışmasına göre; %51 “evet” derken, %48 ise “hayır” demektedir.
MCIC tarafından yapılan bir çalışmaya göre; %41“evet”, %35 “hayır” demektedir. Diğerleri çekimserdir veyahut oy kullanmayacaklardır.
USAID’in çalışmasına göre; %49 “evet”, %22 “hayır” demektedir.

Referandum neden önemlidir?
Makedonya referandumu; bölgesel bir krizin nihayete erdirilmesi ve Makedonya’nın AB yolunu açacak olması bakımından önemlidir. Referandum sonucu, diğer bölgesel krizlere de örnek olacaktır.
Referandumdan “evet” sonucu elde edildiğinde, Balkanlardaki eski siyaset anlayışının toplumsal dinamiklerin değişmesi ve gelişmesiyle zayıflamaya başladığının göstergesi olacaktır. Çünkü, halk tarafından seçilen temsilcilerin, parlamentodaki kararlarını ve eylemlerini tekrar gözden geçirmelerini sağlayacaktır. Vatandaşlar için, Avrupa Birliği üyeliğinin sonu gelmez milliyetçi tutumlardan daha önemli olduğu bir nebze anlaşılacaktır..
Referandumdan “hayır” sonucu elde edildiğinde veyahut “gerekli katılım oranına” ulaşılmadığında iktidar, kendi meşruiyeti bakımından zorluk yaşayacaktır. Muhalefet erken seçim talep edebilir. Muhalefet ve iktidar (ayrıca Cumhurbaşkanı ve Başbakan) arasındaki gerilim daha da artacaktır. Çünkü muhalefet, referandum sonucunu ülkenin ulusal/milliyetçi çıkarları bakımından kendi ideolojisine mal edecektir.

Türkiye için referandumun önemi nedir?
Türkiye, Makedonya ile Yunanistan arasındaki “isim sorununun çözümü” sürecinde sessiz kalmıştır. Türkiye, sorunun çözümünden yana olduğunu her zaman belirtmiş fakat müdahil olmamıştır. Türkiye’nin resmi argümanı; “hiçbir ülkenin bir başka ülkeye dayatma yapmadan, sorunların ülke toplumunun ve siyasetinin kolektif iradesiyle çözülmesidir.” Makedonya Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Türkiye’yi ziyaret ettiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Türkiye, Makedonya’yı kendi ismiyle tanımaktadır. Bu nedenle, Yunanistan tarafından dayatılmayan bir çözümden yanadır” açıklamasında bulunmuştur.
Türkiye’nin sessiz ve tepkisiz kalmasının en önemli nedeni, Ortadoğu’daki güvenlik meselelerine çok fazla enerji harcamasıdır. Ayrıca Türkiye, isim sorununun çözümü kendisini direk olarak etkilemediğinden mesafeli kalmıştır. Çözümün zor olduğu anlayışıyla “bekle-gör” politikasını uygulamaktadır. Şu da göz ardı edilmemelidir ki; isim sorununun çözümü uzun dönemde ancak Türkiye’yi dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle, enerji projeleri ve Zaev – Erdoğan ilişkileri önümüzdeki günlerde dikkatle takip edilmelidir.


Comments