Yunan Parlamentosu'ndaki Prespa Anlaşmazlığı
Giriş
Prespa Anlaşması
Yunanistan parlamentosunda; parti ideolojisi ve üyeler arasında uyuşmazlık yaratmıştır.
Batı’dan gelen baskılar, ekonomik gidişat ve siyasi çıkar hesapları partiler
içindeki ayrılıkları açığa çıkarmıştır.
Geleneksel olarak Yunanistan
siyaseti, “Makedonya” ve “Makedon” kelimesinin tanınmaması için mücadele
etmiştir. İmzalanan Prespa Anlaşması ise; “Kuzey Makedonya” isminin kullanımına
izin vermektedir. Anlaşmada, Yunan halkını en fazla tedirgin eden “Makedon
kimliği ve Makedon dili” konularına ise hiç yer verilmemiştir.
Halkın önemli bir kısmı
ve parlamentodaki muhalefet gurubu; muallakta bırakılan konuların gelecekte
Yunanistan’a zarar vereceğini düşünmektedir.
Halkın büyük bir kısmı
anlaşmaya karşı çıkarken, 300 sandalyeli parlamentoda 153 – 154 milletvekili nin anlaşmayı onaylanacağı düşünülmektedir. Bu yazıda; artan protestolar ışığında toplum ve
siyaset arasındaki görüş farklılıklarına değinilmeden, ülkedeki en önemli
partilerin anlaşmaya yönelik tutumları ele alınacaktır.
Prespe
Anlaşması Tartışmaları
Prespa Anlaşmasının iki
ülke tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Anlaşma ilk olarak Makedonya’da
görüşülmüş ve anayasal değişiklik yapılarak Kuzey Makedonya ismi kabul edilmiştir.
Şimdi ise sıra Yunanistan parlamentosundadır.
Anlaşma parlamentoda
görüşülmeye başlanmadan önce; ülkede protestolar artmış, hükümet parlamentodan
güven-oyu almak durumunda kalmıştır.
Syriza koalisyonunda,
ANEL ve Syriza arasında fikir ayrılıkları yaşanmıştır. Anlaşmaya karşı olan ANEL’in
lideri ve aynı zamanda Savunma Bakanı Panos Kammenos,
protestolardan aldığı güçle 13 Ocak’ta hükümetteki pozisyonundan istifa
etmiştir. Bu gelişme üzerine Yunanistan Başbakanı Çipras, iktidarını devam
ettirebilmek ve anlaşmayı parlamentoda görüşebilmek için güven oylaması
istemiştir. Nihayetinde yapılan oylamada, 151 milletvekilinin güvenoyunu alarak
görevine devam edeceğini açıklamıştır.
Güvenoyu aldıktan sonra
Çipras, Prespa Anlaşmasını meclise sunmuştur. Meclisteki görüşmeler, dışarıdaki
protestolarla birlikte daha da şiddetlenmiştir. Muhalefet milletvekilleri “Makedon
kimliğinin bu anlaşmayla doğacağını ve güçleneceğini” savunurken, SYRIZA
milletvekilleri muhalefetin yaptığı propagandist tutumu değiştirmek için anlaşma
maddeleri üzerinden teker teker geçmişlerdir. Anlaşmada yer alan diaspora,
vatandaş, halk vs. gibi kelimelerin Yunanistan Anayasasıyla uyumlu olduğunu
açıklamışlardır. Anlaşmada “kimlik ve dil” vurgusu yapılmadığına dikkat
çekmişlerdir.
Partilerin
Tutumları Nedir?
Prespa Anlaşması,
Yunanistan’daki partiler içindeki dengelerin değişken olduğunu göstermiştir. Parti
ideolojisi ve milletvekillerin tutumları arasındaki farklılık ülke siyasetini
tahmin etmeyi zorlaştırmaktadır.
Hükümetin küçük ortağı
ANEL lideri, Savunma Bakanlığı görevinden istifa ederek Çipras’a ve Prespa
anlaşmasına olan tepkisini ortaya koyarken, aynı partinin parlamentodaki 4
milletvekili[1]
güven oylamasında hükümet lehine oy kullanmıştır.
İdeolojik olarak merkez
sol çizgide olan Değişim Hareketi (KINAL) ittifakı içinde de ayrılıklar yaşanmıştır.
İttifak ortaklarından Potami Partisi, Prespa Anlaşmasındaki fikir
ayrılıklarından dolayı Temmuz ayında ittifaktan ayrıldığını duyurmuştur. İttifakın
diğer ortağı DIMAR Partisi, yapılan güven oylamasında hükümet lehine oy kullanmış
ve bu yüzden ittifaktan atılmıştır.
Ülkenin en önemli
muhalefet partisi Yeni Demokrasi, bir bütün olarak Prespa Anlaşmasına ve
hükümete karşı olduklarını dile getirmektedir. Fakat parti kulislerinde fikir
ayrılıklarının yaşandığı söylentileri vardır. Partinin eski milletvekili ve
Sağlık Bakanı Katerina Papacosta’ın Prespa lehine yaptığı açıklamalar, kafaları
karıştırmaktadır. Papacosta, Syriza hükümetinde Vatandaş
Güvenliği Bakan Yardımcılığı yapmaktadır.
SYRIZA
Alexis Tsipras
liderliğindeki Syriza, Yunanistan parlamentosunda en fazla milletvekiline sahip
partidir. Parti, Prespa Anlaşmasını desteklemektedir.
Alexis Tsipras, Prespa
Anlaşması’nın Yunan kimliğine ve tarihine herhangi bir zararı olmadığını, “Kuzey
Makedonya” isminin uluslararası diplomatik yazışmalarda kullanılacağını
söylemektedir. Tsipras’a göre; yeni ismin FYROM isminden tek farkı, Yunanistan’ın
onayladığı bir isim olmasıdır. Anlaşmanın; FYROM vatandaşları ve Yunan milleti arasındaki
temel sorunları düzenleyebilecek bir düzeyde olmadığını ifade etmiştir.
Syriza, anlaşmaya muhalefet
tarafından yüklenen kimliksel ve tarihsel atıfları hafifleterek,
reddetmektedir. Tsipras’ın tutumu; “Yunanistan ve FYROM arasındaki diplomatik
sorun giderilsin, vatandaşlar arasındaki entegrasyon artırılsın ve ekonomik
işbirlikleri sorunsuz devam etsin”dir.
Bu yüzden Tsipras,
Prespa Anlaşması gündeme geldiğinden beri Yunanistan’ın ekonomik durumunun olumsuzluklarını
anlatmış, bölgesel ve uluslararası sorunların giderilmesiyle refahın
artacağının altını çizmiştir. Alacaklılar tarafından belirlenen ülke
ekonomisinde iyileşmelerin olduğunu, yeni borç planlamasının gündemde
tutulduğunu, kira ve asgari ücret gibi konularda olumlu adımların atılması için
çalışıldığını dile getirmiştir.
Bu ortamda, hükümetin
dağılmasının ve erken seçimlerin ülkeyi felakete sürükleyebileceğini ifade ederek,
istikrar vurgusu yapmıştır. Küçük partilerin bir araya gelerek kurduğu
ittifakların ülke için iyi olmayacağını ifade ederek, gelecek seçimlerde iktidarın
en büyük ortağı olmak istediğinin veyahut tek başına iktidarı elde etmek
istediğinin sinyallerini vermiştir. Karmaşanın veyahut sorunların değil istikrarın,
Yunanistan’a refah getireceğine işaret etmiştir.
Yeni
Demokrasi
Ülkedeki en önemli
muhalefet partisidir. Prespa anlaşmasına karşıdır.
Karşı olmasının nedeni;
Kuzey Makedonya isminin uzun vadede bir çözüm getirmeyeceğini, esas sorunların
dondurulacağını düşünmesidir. Makedonya’daki anayasal değişiklikte “kimlik ve
dil” konusunda muğlaklıkların olduğuna, bunun ileride Yunanistan’a çok zarar
vereceğine işaret etmektedir.
Prespa Anlaşmasıyla
verilen “Kuzey Makedonya” isminin Makedonya’nın (FYROM) kimliksel ve tarihsel iddialarında
hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, aksine anlaşmanın Makedon ulusunu doğurarak,
Makedon kimliğini meşru bir zemine oturtacağı düşünülmektedir. FYROM’daki devlet
bünyesinde bulunan her bir kurumun “Makedon” [Örneğin; Kuzey Makedonya
Cumhuriyeti Ordusu değil de Makedon Ordusu] kimliğiyle bütünleşeceği savunulmaktadır.
Prespa Anlaşması
oylamasında en çok merak edilen konu; Yeni Demokrasi’de herhangi bir oy
kaybının yaşanıp yaşanmayacağıdır. Parti kulislerinde, bazı milletvekillerinin
Prespa Anlaşmasını onaylayabileceği konuşulmaktadır. Yeni Demokrasi
milletvekilleriyle bağlantısını sürdüren Katerina Papacosta’nın bazı isimleri
yönlendirebileceği konuşulmaktadır. Oylamada 153 milletvekilinden daha fazla
olumlu oy kullanılırsa, Yeni Demokrasi içindeki çatlaklar ayyuka çıkacaktır.
ANEL
ANEL, hükümetin küçük
ortağıdır. Partinin lideri Panos Kammenos, anlaşmaya baştan beri karşı olduğunu
söylemiştir. Buna rağmen hükümetin dağılmasını istemediğini açıklamıştır. Kammenos, hükümet ve halk arasında orta yol
bulmaya çalışmıştır. Nihayetinde, Savunma Bakanlığı görevinden istifa etmiştir.
Kammenos, Parti olarak
başlangıçta Tsipras ile bazı konularda uzlaşıldığını fakat son görüşmelerde
farklılıklar olduğunu açıklamıştır. Tsipras’ın partisi içinde ayrılıkçı girişimlerde
bulunduğunu iddia etmiştir.
Prespa Anlaşmasının değerlendirilme
sürecinin hem Makedonya’da hem de Yunanistan’da konsensüsten uzak ve hukuksuzca
yapıldığını dile getirmiştir. Kammenos’a göre; Makedonya’da Cumhurbaşkanı ve
Başbakan arasında fikir ayrılıkları vardır. Hükümet içinde siyasi uzlaşma
sağlanmadan hayati bir meselenin çözüme kavuşturulamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca;
Yunanistan ve Makedonya arasında şaibeli bazı girişimlerin olduğunu iddia
etmiştir. Kammenos, eski Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias hakkında birçok iddiada bulunmuştur. İkili arasında varolan gerilim giderek büyümektedir. Eski Savunma Bakanı, Eski Dışişleri Bakanını Soros'un adamı olmakla suçlamış, Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının kötüye kullanıldığını iddia etmişti. Ayrıca Kammenos’un iddiasına göre; Dışişleri
Bakanlığı Makedonya’daki medyaya anlaşmayı tanıtıcı yayın yapması için bir fon
sağlamıştır. Bu konunun araştırılması gerektiğini vurgulamıştır.
Parti liderinin
başlangıçta orta yolcu bir tavır takınması parti içinde iki gurubun oluşmasını
sağlamıştır. Bir gurup Prespa Anlaşmasını ve hükümeti desteklerken, diğer bir
gurup anlaşmayı desteklemeyip hükümetten ayrılmayı istemiştir. Tsipras da bu
ayrılıktan yararlanarak, güven oylamasında bazı milletvekillerini kendi
tarafına çekmiştir.
Partinin başkanı güven
oylaması öncesinde istifa ederken, parti içindeki dört milletvekili Syriza
lehine oy kullanmıştır. Bu milletvekilleri: Turizm Bakanı Elena Kountoura,
Tarım Bakan Yardımcısı Vassilis Kokkalis, Thanassis Papachristopoulos, Costas
Zouraris’dır. Bu milletvekillerinin temel argümanı; anlaşmanın Yunan kimliği
üzerinde herhangi bir olumsuzluk yaratmayacağı, bu yüzden de hükümete zarar
verecek herhangi bir hamleden uzak durmaları düşüncesidir.
Bu kişilerin Syriza ile
anlaşarak, hükümette pozisyon elde edecekleri iddia edilmektedir. Parti kulislerinde;
4 yıl önce ANEL lideri Kammenos’un Savunma Bakanlığı pozisyonu için parti
ideolojisini bir kenara bırakarak, Tsipras ile ortaklık kurduğu ve bu nedenle de
aynı tavrın bu milletvekilleri tarafından gösterilmesinde herhangi bir mahsurun
olmadığı konuşulmaktadır.
Parti içi
tartışmalardan sonra Elena Kountoura ve Vassilis Kokkalis, ANEL’in parlamento
gurubundan atılmıştır. Thanassis Papachristopoulos’in partiden atılıp
atılmayacağı konusu ise Prespa Anlaşması oylamasından sonra belli olacaktır.
Değişim
Hareketi (KINAL)
KINAL, merkez sol
çizgide olan bir ittifaktır. 2015 yılı genel seçimlerinde PASOK liderliğinde DISI,
KIDISO, DIMAR ve Potami ile birlikte kurulmuştur. İttifaktaki PASOK, DISI,
KIDISO; Prespa Anlaşmasına karşıyken, DIMAR ve Potami; anlaşmayı
onaylamaktadır. DIMAR ve Potami’nin Prespa Anlaşması konusunda hükümet ile aynı
çizgide olması, ittifakı dağıtmıştır.
KINAL ittifakının lideri
ve PASOK Başkanı Fofi Gennimata, çok sert bir dille DIMAR ve Potami
milletvekillerini eleştirmiş, bu kişilerin Syriza tarafından satın alındığını
söylemiştir.
İttifak içindeki
ayrılıklar, Mart ayında olağanüstü kongre toplantısının yapılması gerektiği
yönündeki sesleri çoğaltmıştır.
KINAL’dan
Ayrılan Partiler
Demokratik
Sol (DIMAR)
DIMAR lideri Thanasis
Theocharopoulos, Prespa Anlaşmasını desteklediği için KINAL ittifakının
parlamento gurubundan ihraç edilmiştir.
Thanasis
Theocharopoulos’un bir dahaki seçimlerde Syriza ile birlikte olacağı
söylenmektedir.
Nehir
(Potami)
Potami, Prespa anlaşmasını
ilk onaylayan partilerdendir. Potami lideri Stavros Theodorakis, Prespa Anlaşması’nın Yunanistan’a sorun değil
imkan yaratacağını düşünmektedir. Bu
nedenle 1 Temmuz 2018’de ittifaktan ayrılmıştır.
Partinin parlamento
gurubu içinde ayrılıklar mevcuttur. Grigoris Psarianos ve Giorgos Amyras, Prespa
Anlaşmasını desteklemediklerini söyleyerek partiden istifa etmişlerdir. Parti
lideriyle aynı görüşte olmadıklarını belirtmişlerdir.
Partinin parlamento
gurubu içinde anlaşmayı destekleyen üç kişi kalmıştır. Bunlar; parti lideri
Stavros Theodorakis, Spyros Lykoudis, Giorgos Mavrotas’tır.
Prespa Anlaşması
oylamasında sonuç ne olur?
Yukarıdaki fikir
ayrılıklarından yola çıkarak, anlaşmayı parlamentoda 153 milletvekilinin
onaylayacağı söylenebilir.
Syriza’nın 145
milletvekili dışında tahmini olarak anlaşmayı onaylayacak milletvekilleri şu
şekildedir:
ANEL
Elena
Kountoura, Turizm Bakanı
Thanasis
Papachristopoulos
Potami:
Stavros
Theodorakis
Spyros
Lykoudis
Giorgos
Mavrotas
DIMAR
Thanasis
Theocharopoulos
Bağımsız
Spyros
Danellis (Eski Potami MV- Bağımsız)
Katerina
Papacosta, Vatandaş Güvenliği Bakanı (Eski Yeni Demokrasi MV - Bağımsız)
SONUÇ
Syriza, Prespa Anlaşması sayesinde oluşturduğu atmosferle küçük partilerden kendi bünyesine milletvekilleri dahil etmiştir. Partiler içindeki ayrılıklardan yararlanarak, Parlamento gurubunu genişleterek, önemli bir güç elde etmiştir.
Bakıldığı zaman; kamuoyunun %60-70’i anlaşmaya karşıdır. Yapılan anketlerde Yeni Demokrasi’nin 5-10 puanla Syriza’nın önünde olduğu görülmektedir. Bu ortamda Syriza’nın Prespa Anlaşmasını onaylatması, hükümetin 2019 yılı sonbaharda yapılması planlanan seçimleri kaybetmesi anlamına gelmektedir.
Fakat Tsipras, istikrar söylemleriyle ve Batı’dan aldığı ekonomik destekle, gelecek seçimlerden endişe etmemektedir. Anlaşma onaylandıktan sonra Yunanistan’ın ekonomik olarak daha da rahatlayacağı, bölgesel entegrasyonun artacağını iddia etmektedir.
**
[1] ANEL’in Yunanistan
parlamentosunda toplam 7 milletvekili bulunmaktadır.


Comments
Post a Comment