NATO’ya Üyelik Yolunda Kuzey Makedonya


Makedonya’nın NATO üyeliğine yaklaşımı nasıldır?
NATO’nun genişleme politikası neden Makedonya’yı içerir?
NATO üyeliğinin Makedonya’ya getireceği fayda ve maliyetler nelerdir?
**
“Dilek KÜTÜK”

Özet

Makedonya’nın Yunanistan ile yaşadığı isim sorunu Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyon sürecini yavaşlatmıştır. Yunanistan, Makedonya’nın bağımsızlığını şartlı kabul ettiğini, “Makedonya Cumhuriyeti” ismini reddettiğini uluslararası platformlarda dile getirmiştir. Yunanistan; Makedonya’nın ismini, sembollerini, bayrağını ve anayasasını egemenliğine yönelik bir tehdit olarak algılamıştır. Bu yüzden de Makedonya; AB, BM ve NATO gibi uluslararası kurumlar tarafından FYROM (Former Yugoslav Republic of Macedonia) olarak tanınmıştır.
Makedonya’da 2015 yılı itibariyle iktidara yönelik tepkinin artması ve protestoların yaygınlaşmasıyla birlikte kamuoyu yoklamalarında iktidar değişikliğine ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. 2016 Aralık ayında genel seçimler yapılmış, dönemin iktidar partisi VMRO-DPMNE seçimleri birinci sırada bitirmesine rağmen hükümeti kuramamıştır. İkinci sırada yer alan SDSM ise Arnavutlarla işbirliği yaparak hükümeti kurmuştur. Sosyal demokrat çizgide olan SDSM ile sorunların çözüleceğine inanan BM, AB ve NATO, isim sorununun çözümü için irade göstermiştir.
Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Balkanlardaki en önemli sorunlardan biri olan Makedonya ve Yunanistan arasındaki isim sorunu, 17 Haziran 2018’de Makedonya ve Yunanistan dışişleri bakanları tarafından imzalan Prespa Anlaşmasıyla çözüm sürecine girmiştir. Anlaşmada isim değişikliğinin yanı sıra, her iki ülkenin birbirlerinin toprakları üzerinde hak iddiasında bulunmayacağına dair güvenceler yer almıştır. Makedonya ve Yunanistan’daki protestolara rağmen Prespa Anlaşması iki ülkenin parlamentosunda onaylanmıştır.
NATO, 2008 yılından bu yana isim sorunu çözülür çözülmez Makedonya ile üyelik müzakerelerine başlayacağını defaten yinelemiştir. Sorunun çözümüyle birlikte, Makedonya’nın NATO üyelik yolu açılmıştır. Prespa anlaşmasının son şartı; Makedonya’nın imzaladığı NATO üyelik protokolünün Yunanistan parlamentosunda onaylanmasıdır. Yunan parlamentosu katılım protokolünü “sembolik olarak ilk önce” onaylamış ve böylelikle, kabul edilen Kuzey Makedonya ismi Birleşmiş Milletlere ve diğer uluslararası kurum ve kuruluşlara bildirilmiştir.
17 Haziran 2018 tarihinde imzalanan Prespa anlaşması gereğince; 120 sandalyeli Makedonya parlamentosunda 81 milletvekilinin "evet" oyu vermesiyle ülkenin adı "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmiştir. Diğer taraftan Yunanistan parlamentosu, uzlaşmazlıklarla ve hükümetteki istifalarla gündeme gelmiş olmasına rağmen Çipras hükümeti parlamentoda salt çoğunluğu elde ederek, anlaşmayı onaylatmıştır.
İsim sorunu çözüldükten sonra Makedonya, NATO üyesi 29 ülke ile ittifaka üye olmasına yönelik katılım protokolünü 6 Şubat 2019’da Brüksel’de imzalamıştır. Böylece Makedonya'nın ittifakın 30. üyesi olmasının yolu açılmıştır. İmzalanan katılım protokolü Yunan parlamentosunda görüşülmüş ve 140 “hayır” oyuna rağmen 153 “evet” oyuyla kabul edilmiştir. Böylelikle, 17 Haziran 2018’de imzalanan Prespa anlaşmasının tüm gereklilikleri yerine getirilmiştir.

NATO’nun Genişleme Politikası

NATO’nun varoluş amacı genişleme politikasıyla iç içedir. NATO; 1949’da 12 olan üye sayısını, 2017’de 29’ a çıkarmıştır.  Çünkü; 4 Nisan 1949’da Washington D.C.’ de imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşmasının 10. Maddesi NATO’ya “Antlaşmanın ilkelerini geliştirecek ve Kuzey Atlantik Bölgesi’nin güvenliğine katkı sağlayacak olan herhangi bir Avrupa ülkesini oy birliğiyle[1] kendi bünyesine katma” olanağı sunmaktadır.
Bu ilkeden ötürü NATO’nun herhangi bir Avrupa ülkesini müttefikliğe davet etmesi; teorik olarak ittifakın temel amacı varsayılan Avrupa-Atlantik güvenlik ve istikrarını güçlendirmektir. Dolayısıyla, günümüzde Makedonya’nın NATO’ya katılıyor olması, bu ‘açık kapı’ prensibinin bir tezahürü olarak değerlendirilmelidir.
NATO’nun genişleme politikası, Avrupa’da istikrarın, işbirliğin ve güvenliğin güçlendirilmesine büyük katkı sunmuştur.  Bu kapsamda, NATO ittifakına üye olmaya aday ülkeler, 1995’te belirlenen genişleme kriterleri[2] nezdinde denetlenip, bu ülkelerde belirli koşulların olgunlaşması beklenmektedir.
NATO’nun 1995 genişleme kriterleri;
  1. Market ekonomisine dayalı işlevsel bir demokratik sisteme sahip olmak,
  2. Azınlıklara adil muamelede bulunmak,
  3. Çatışmaları barışçıl bir biçimde çözme kararlılığı göstermek,
  4. NATO’nun askeri operasyonlarına katkıda bulunma kabiliyeti ve isteği göstermek,
  5. Demokratik asker-sivil ilişkileri ve kurumlarına bağlı kalmak esaslarını içerir.[3]
NATO, Soğuk Savaş’ın sonlanmasından bu yana Avrupa-Atlantik bölgesinde güvenlik ve istikrarı sağlayan ve teşvik eden bir güvenlik mimarisi olarak hizmet vermiştir[4]. NATO’nun genişleme politikası özellikle bu sebepten ötürü caydırıcı bir önem taşımaktadır. Oldukça çeşitlenmiş küresel güvenlik tehditlerinin ve büyük güç yarışlarının artmakta olduğu çağımızda, Kırım’ın Rusya’ya katılması ve Avrupa’daki terör hareketliliğinin artması gibi güvenlik problemleri, NATO’nun Makedonya’nın yanı sıra Ukrayna, Bosna Hersek ve Gürcistan'ın da üyelik süreçlerini hızlandırmasına sebep olmuştur[5].
NATO’nun Balkanlar’da genişleme politikası, ittifakın müşterek savunma ve güvenlik anlayışına direk ve dolaylı yollardan çeşitli katkılarda bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıl Brüksel’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde de vurgulandığı üzere, bölgede icra edilmiş çeşitli operasyon ve işbirlikleri bugün hala Batı Balkanlar’ın Avrupa-Atlantik sahası içerisinde önemli bir stratejik konuma sahip olduğunu göstermektedir[6]. NATO, Batı Balkanlar’da istikrar ve güvenliğin demokratik değerler çerçevesinde sağlanmasını Avrupa’da bölgesel barış ve güvenliğe ulaşmanın bir ön şartı olarak değerlendirmektedir[7].
Makedonya askeri açıdan güçlü bir ülke olmasa da “Barış için Ortaklık” partneri olarak  NATO’nun önemli misyonlarında oldukça aktif bir şekilde rol almıştır. Makedonya ordusunun hali hazırda 8,000 aktif personeli bulunmaktadır[8] ve bu gücün %50’sinden fazlası[9] geçmişte ve halen NATO’nun Kosova'daki KFOR ve Afganistan'daki ISAF misyonları başta olmak üzere çeşitli NATO faaliyetlerine büyük destek vermiştir. Ayrıca, Makedonya’nın 2006 yılında Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler liderliğinde Bosna Hersek’te yürütülen EUFOR Althea Operasyonu’na yaptığı katkılar göz önünde bulundurulduğunda, ülkenin NATO ölçütlerince bölgesel güvenliğin sağlanmasına yardımcı olan potansiyeli dikkat çekmektedir. Ayrıca Makedon ulusal savunma ve güvenlik politikaları ve doktrinleri dahi ülkenin politik ve askeri açıdan BM, OSCE, WEU ve NATO gibi müşterek güvenlik ve savunma ağlarına entegrasyonunu ve tüm komşularla düzeyli ve yapıcı ilişkiler geliştirilmesini elzem kılmaktadır.[10] Gerek Balkanlar’daki konumu ve gerekse NATO’ya yapmış olduğu katkılar ve milli savunma ve güvenlik politikaları göz önünde bulundurulduğunda,  Makedonya’nın NATO için ne kadar uygun ve de işlevsel bir müttefik adayı olduğunu belirtmek gerekir.
1950’lerden bu yana NATO’nun açık kapı politikası sayesinde Avrupa-Atlantik sahasında müşterek güvenlik anlayışı güçlenmiş ve bölgede yaşanan çeşitli sorunlara askeri anlamda etkili çözümler getirilmiştir.
Her ne kadar NATO’nun Balkanlarda genişleyerek istikrarı arttırması üye ülkeler için olumlu bir amaca hizmet ediyor olsa da, jeopolitik ve askeri açıdan Rusya’yı rahatsız eden bir durumdur. Özellikle Soğuk Savaş’tan sonra Rusya’ya Almanya’nın doğusunda genişlememe sözü verilmesine[11] rağmen bugün NATO’nun hala büyüme çabası içinde olması Rusya’yı Batı’ya karşı daha sert bir tutuma itmektedir. Bu kapsamda, NATO’nun Makedonya’yı bünyesine katma çalışmaları Rusya tarafından agresif bir strateji olarak nitelendirilebilir.
NATO’nun hızlandırılmış genişleme süreci dikkate alındığında; Makedonya’nın resmi üyelik için 9 ay bekleyeceği düşünülmektedir. NATO’nun son dört genişleme süreci ortalama 9 ay sürmüştür:  Vişegrad G Vilnius  ve Adriyatik grubu (Arnavutluk ve Hırvatistan) ülkelerin üyelikleri ve son olarak Karadağ’ın üyeliği 9 ayda tamamlanmıştır.[12]  Makedonya, NATO ile katılım protokolünü imzalamış olsa da  önümüzdeki 9 aylık süreçte resmi üyelik için üç aşama daha kalmıştır. NATO kurallarına göre; tüm NATO üyeleri katılım protokolünü onaylamak zorundadır. Sonrasında resmi üyelik işlemleri başlatılacaktır ve Makedonya, Kuzey Atlantik Antlaşmasını imzalayıp, onayladıktan sonra resmi olarak NATO üyesi sayılacaktır.Makedonya NATO’ya üye olarak, Kuzey-Atlantik Antlaşmasının 5. Maddesi gereğince, tıpkı diğer ittifak ülkeleri gibi “bir üyeye yapılmış silahlı saldırının NATO müttefiklerinin tamamına yöneltilmiş kabul edilmesi[13]  ilkesinden faydalanabilecek ve dolayısıyla bölgede kendine yöneltilmiş veya yöneltilebilecek güvenlik tehditlerine karşı caydırıcı bir avantaj kazanacaktır. 

Makedonya’nın NATO Yaklaşımı
Makedonya,  NATO’nun Barış için Ortaklık Programı’na[14] 1995’te katılmış ve aktif bir Avrupa-Atlantik ortağı olarak yol kat etmiştir. Afganistan ve Kosova’daki NATO operasyonlarına katkıda bulunmuş, 2001 ayaklanması sırasında NATO ilke ve prensiplerine sadık kalmayı başarabilm[15] ve yakın zamanda Yunanistan ile yaşadığı isim sorununu çözebilmiştir. SDSM iktidarında ülkedeki azınlıkların temel haklarında iyileştirmeler yapılmıştır. Ayrıca Makedonya; savunma bütçesini kademeli olarak artırarak, Makedonya Ordusu’nu NATO standartlarına ulaştırmak için çaba sarf etmiştir.[16] Böylece Makedonya, Kuzey-Atlantik Anlaşması’nın ön şartlarına uygun olarak üyelik statüsüne erişmek için gerekli gayreti sarf etmiştir. Bu çabalar siyaset ve toplumun arz ve taleplerinden bağımsız olarak değerlendirilmemelidir. Makedonya’da toplum ve siyasetin NATO’ya yaklaşımı şu şekildedir:

     Siyaset
Makedonya’da ana akım tüm siyasi partiler ülkenin NATO üyeliğini desteklemektedir Ülkenin en güçlü partilerinden biri, Makedonya’da günümüz hükümetini kuran SDSM’dır. 2016 yılı seçimleriyle birlikte yıllarca devam eden VMRO-DPMNE iktidarından görevi devralmıştır. İktidar değişikliğiyle birlikte, NATO, BM ve AB isim sorununun çözümü için uygun bir ortam bulmuştur. Parti, Avro-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmeyi hedeflemektedir.  SDSM, iktidarı elde ettikten sonra Makedonya’nın bir önceki hükümet yüzünden bozulan imajını düzeltmeye çalışmış, hem bölgesel hem de uluslararası meselelerde yapıcı bir rol üstlenmiştir. Bu anlayışla Batı’dan aldığı destekle birlikte Makedonya’nın isim sorunu çözüme kavuşturmuş ve ülkenin NATO üyeliğinin yolunu açmıştır.
Yıllardır iktidarda olan fakat 2016 seçimlerinde iktidarı en büyük muhalefet partisine devreden VMRO-DPMNE ülkenin en önemli partilerindendir. Parti; AB ve NATO entegrasyonunu hedeflemektedir. Partinin Macaristan’a iltica eden eski lideri Nikola Gruevski ve yeni lideri Hristiyan Mitkovski, NATO katılım protokolünün imzalanmasına olumlu yaklaşmıştır. Parti temsilcileri yaptıkları açıklamalarda; üyeliğin önemine vurgu yapmışlardır. Aksine herhangi bir şey söylemeyen parti yetkilileri NATO’nun bir güvenlik şemsiyesi olduğunu ülkeye asıl refahın AB tarafından getirileceğini ifade etmişlerdir. AB’ye üyelik süreci alınarak iktidarın NATO üyelik hamlesi gölgede bırakılmaya çalışılmıştır. Parti yetkilileri Yunanistan’ın AB içindeki veto hakkına dikkat çekerek ilerleyen yıllarda ülkelerinin verilen umutlara rağmen AB üyesi olmayan ve kendi isminden vazgeçip Yunanistan’ın dayattığı isimle varolan bir ülke olarak kalabileceklerini söylemişlerdir. Ayrıca VMRO-DPMNE, SDSM’yı Avro-Atlantik kurumlarının kuklası olarak görüp, Yunanistan ile yapılan anlaşmayı Makedon kimliğine ihanet olarak anmaktadır.
Ülkedeki Arnavut partileri de NATO üyeliğini desteklemektedir. BDI, PDSH ve Besa gibi ülkenin önemli Arnavut partileri, Makedonya’nın izole ve iç meseleleriyle boğuşan bir ülke olmasından rahatsızdır. Makedon ulus bilincinin yaygınlaşmasının ülkeyi bir iç kaosa götüreceğinden endişe duyan Arnavutlar, Makedonya’daki isim sorununa ilgisiz kalsalar da bu sorunun çözümünün Makedonya’ya refah ve iç huzur getireceğine inanmaktadır. Bu nedenle sorununun çözülmesini olumlu karşıladıkları gibi Avro-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme süreçlerinin tamamlanıyor olmasından da memnundurlar.

     Toplum
Makedonya toplumu; Avrupa – Atlantik kurumlarına üye olmayı yıllardır beklemektedir. Arnavutlar ve Türkler isim sorununa ilgisiz kalırken, sorunun çözümü neticesinde gelecek olan NATO ve AB üyeliklerini desteklemektedir. Makedonlar ise; Yunanistan’ın engellemeleri ve Avro-Atlantik kurumlarının sözlerini yerine getirmemesiyle birlikte reformlar konusunda bıkkınlık yaşamakta, bütünleşmenin gerçekleşmesine şüpheyle bakmaktadır.
2008 ve 2018 yılları arasında yapılan kamuoyu yoklamalarına bakıldığında Makedon halkının Avro-Atlantik kurumlarına olan güveninin yıldan yıla azaldığı görülmektedir. Her yıl düzenli olarak yapılan araştırmalarda “Makedonya’nın NATO’ya üye olmasını destekliyor musunuz?” sorusuna en çok “evet” cevabı verilmiştir. Fakat 2008 yılı anket sonuçlarında  %92 oranında “evet” çıkarken, 2018’de yapılan anketlerde %77 oranında “evet” çıkmıştır.[17]
Yapılan bir başka araştırmada; “Hükümet, isim anlaşmasıyla AB ve NATO üyeliğinin önündeki büyük engelleri kaldırdı” yargısına halkın %56’sı katılırken, %36’sı katılmadığını, sürece şüpheyle yaklaştığını ifade etmiştir.[18]
Keza, NATO ve AB vurgusu yapılmasına rağmen 30 Eylül 2018’de yapılan referanduma katılım oranı %37’dir. Oy kullananların  %91,46'sı “Makedonya ve Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayı kabul ederek ülkemizin AB ve NATO üyeliğini destekliyor musunuz?” sorusuna “evet” oyu verirken, %5,65'i “hayır” oyu vermiştir.[19]

NATO üyeliğinin Makedonya’yı endişelendiren konular nelerdir?

Makedonya 1995 kriterleri nezdinde NATO üyeliğine hazır gözükmektedir. Fakat ülkeyi meşakkatli bir süreç beklemektedir. Makedonya ekonomik olarak refaha ulaşmış bir ülke değildir. NATO üyesi diğer ülkelere göre daha kötü durumdadır. Dünya Bankası’nın verilerine göre Makedonya bölgenin en yavaş büyüyen ülkesidir. Bütçe açığı her geçen gün artmaktadır.[20] İşsizlik %20’nin üstündedir. Aylık gelir diğer ülkelere göre daha düşüktür (400 euro). Kamu hayatında yolsuzluk oranı çok fazladır. Ekonominin %1’inden daha azı savunma harcamalarına ayrılmıştır. Makedonya, NATO üyeliği ışığında olumlu bir ivme yakalasa da NATO üyesi bir ülkeden istenen performansın çok altında kalmaktadır.
Global Firepower’a göre; Makedonya ordusu, dünyadaki 136 ordu içinde 118.sırada yer almaktadır. Toplam askeri gücü 24 bin 055’tir. Ordu; 8 Bin 055 aktif personel ve 16 bin güçlü yedek personelden oluşmaktadır. Ordunun ve savunma sisteminin NATO kriterlerine uygun hale getirilmesi meşakkatli bir süreçtir.[21] NATO’ya üye olmak isteyen bir ülkenin üyelik öncesinde, üyelik sırasında ve üyelik sonrasında kendi bilgi, radar, erken ikaz vs. gibi sistemlerini, silah teçhizatlarını NATO’ya uyumlu hale getirmesi gerekmektedir. Bu maliyetlerin hiç biri NATO tarafından karşılanmamaktadır. Ülke kendi milli iradesiyle NATO akreditasyonuna sahip, uygun ve uyumlu şirketlerle çeşitli anlaşmalar yaparak bu maliyetlerin üstesinden gelmelidir.
Bu nedenle halktan gelen bazı yorumlarda NATO üyeliğinin gerçekleşmesine sıcak bakıldığı fakat maliyetlerin nasıl karşılanacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olunmadığı görülmektedir. Ekonomik olarak sıkıntıda olan vatandaşlar; NATO için gerekli olan maliyetlerin nasıl ve nereden karşılanacağı konusunda bilgisiz ve tedirgindir. Makedonya ordusunun modernizasyon sürecinin maliyetinin ülkede vergi artırımına ve çeşitli tasarruf programlarının uygulanmasına yol açacağı düşünülmektedir.

Peki, ekonomik ve iç siyasi sorunlara rağmen Makedonya NATO için neden önemlidir?

2008 yılından beri NATO’nun Makedonya’ya yönelik şartlı bir politikası vardır.  NATO, kuruluş amacını devam ettirircesine Rusya’nın etkisi altında bulunan ülkeleri bünyesine katmayı istemektedir.
Makro ölçekte düşündüğümüzde; NATO, Rusya’nın dünyanın çeşitli yerlerinde üs kurmasını ve nüfuzunu artırmasını istememektedir. Kırım’ın ilhakından sonra NATO periferisi içinde yer alan ama Rusya’nın nüfuzunu artırdığı en zayıf halka Balkanlar olmuştur. Karadağ, Makedonya ve Sırbistan Rusya etkisinin diğer Balkan ülkelerine göre fazla olduğu ülkelerdir. Rusya’nın Suriye’deki üssü dikkate alındığında, Karadağ’da etkisini artırması Adriyatik’ten Akdeniz’e bağlanmasını kolaylaştıracak, Makedonya ve Sırbistan ile birlikte Avrupa’nın ortasında bir tehdit oluşturacaktı.  Bu durum NATO tarafından kabul edilemezdi. Bu nedenle, Karadağ Rusya’nın engellemelerine rağmen hızlı bir şekilde NATO’ya üye olurken, Makedonya’nın Yunanistan ile yaşadığı ve NATO üyeliği önündeki en büyük engel olan 27 yıllık isim sorunu 1.5 yıllık bir süre içinde çözülmüş oldu.
Mikro ölçekte düşündüğümüzde NATO; Sırbistan’ın 1999 NATO bombardımanına referans vererek oluşturduğu NATO üyeliği karşıtı tutumuna, savunma ve güvenlik alanında Rusya dahil çeşitli ülkelerle işbirliği içinde olduğu “tarafsızlık” politikasına saygı duymaktadır.  Fakat Sırbistan’ın NATO ile iyi ilişkiler geliştirmesi istenmektedir. Siber güvenlik ve çeşitli alanlarda ortak işbirliği imkanları yaratılarak, ortak tatbikatlar yapılarak Sırbistan’ın NATO ile ilişkisinin sürdürülmesi hedeflenmektedir. Çünkü NATO’ya göre tarafsızlık ilkesi, Sırbistan’ı Rusya’nın savunma ve güvenlik politikalarının güdümünden kurtaramamaktadır. Bu nedenle NATO üye ülkelerle Sırbistan’ı çevreleyerek, Rusya tarafından işlenmiş NATO’nun ise yabancı olduğu bir askeri sistemin etkin hale getirilerek Balkanlarda istikrarı bozucu bir hamle oluşturmasını engellemek istemektedir.
Nihayetinde, NATO’nun liberal değerleri ve bölgesel güvenliği sağlama prensibiyle ortaya koyduğu genişleme vizyonu; Rusya’nın etkisi ve Balkanlar’ın çatışmaya müsait kırılgan yapısı dikkate alındığında, Makedonya’nın NATO güvenlik şemsiyesine dâhil edilmesi önemli bir gelişmedir.


*Bu yazıda Araştırma Asistanı Selen Öztürk'ün katkısı mevcuttur.



[5] Ukraine, Bosnia and Herzegovina, and Georgia.
[13] https://www.nato.int/cps/ie/natohq/official_texts_17120.htm
[14] “The Partnership for Peace (PfP) https://www.nato.int/cps/ra/natohq/topics_50349.htm
[15] Operation Essential Harvest, 27 August - 26 September 2001. https://www.nato.int/fyrom/tfh/home.htm
[17] Sayfa. 52 - https://www.iri.org/sites/default/files/iri_macedonia_july_2018_poll_public_final.pdf
[18] “Macedonia National Public Opinion Poll, 28 Haziran – 15 Temmuz 2018”, USAID
Sayfa. 20 - https://www.iri.org/sites/default/files/iri_macedonia_july_2018_poll_public_final.pdf
[19] https://tr.sputniknews.com/avrupa/201810011035460478-makedonyadaki-referandumun-resmi-sonuclari-aciklandi/

Comments