NATO’ya Üyelik Yolunda Kuzey Makedonya
NATO’nun
genişleme politikası neden Makedonya’yı içerir?
NATO
üyeliğinin Makedonya’ya getireceği fayda ve maliyetler nelerdir?
**
“Dilek KÜTÜK”
Özet
Makedonya’nın Yunanistan ile
yaşadığı isim sorunu Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyon sürecini
yavaşlatmıştır. Yunanistan, Makedonya’nın bağımsızlığını şartlı kabul ettiğini,
“Makedonya Cumhuriyeti” ismini reddettiğini uluslararası platformlarda dile
getirmiştir. Yunanistan; Makedonya’nın ismini, sembollerini, bayrağını ve
anayasasını egemenliğine yönelik bir tehdit olarak algılamıştır. Bu yüzden
de Makedonya; AB, BM ve NATO gibi uluslararası kurumlar tarafından FYROM
(Former Yugoslav Republic of Macedonia) olarak tanınmıştır.
Makedonya’da 2015 yılı itibariyle iktidara
yönelik tepkinin artması ve protestoların yaygınlaşmasıyla birlikte kamuoyu
yoklamalarında iktidar değişikliğine ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. 2016 Aralık
ayında genel seçimler yapılmış, dönemin iktidar partisi VMRO-DPMNE seçimleri
birinci sırada bitirmesine rağmen hükümeti kuramamıştır. İkinci sırada yer alan
SDSM ise Arnavutlarla işbirliği yaparak hükümeti kurmuştur. Sosyal demokrat
çizgide olan SDSM ile sorunların çözüleceğine inanan BM, AB ve NATO, isim
sorununun çözümü için irade göstermiştir.
Yugoslavya’nın dağılmasından sonra
Balkanlardaki en önemli sorunlardan biri olan Makedonya ve Yunanistan
arasındaki isim sorunu, 17 Haziran 2018’de Makedonya ve Yunanistan dışişleri
bakanları tarafından imzalan Prespa Anlaşmasıyla çözüm sürecine girmiştir.
Anlaşmada isim değişikliğinin yanı sıra, her iki ülkenin birbirlerinin
toprakları üzerinde hak iddiasında bulunmayacağına dair güvenceler yer
almıştır. Makedonya ve Yunanistan’daki protestolara rağmen Prespa Anlaşması iki
ülkenin parlamentosunda onaylanmıştır.
NATO, 2008 yılından bu yana isim
sorunu çözülür çözülmez Makedonya ile üyelik müzakerelerine başlayacağını
defaten yinelemiştir. Sorunun çözümüyle birlikte, Makedonya’nın NATO üyelik
yolu açılmıştır. Prespa anlaşmasının son şartı; Makedonya’nın imzaladığı NATO
üyelik protokolünün Yunanistan parlamentosunda onaylanmasıdır. Yunan
parlamentosu katılım protokolünü “sembolik olarak ilk önce” onaylamış ve
böylelikle, kabul edilen Kuzey Makedonya ismi Birleşmiş Milletlere ve diğer
uluslararası kurum ve kuruluşlara bildirilmiştir.
17 Haziran 2018 tarihinde imzalanan
Prespa anlaşması gereğince; 120 sandalyeli Makedonya parlamentosunda 81
milletvekilinin "evet" oyu vermesiyle ülkenin adı "Kuzey
Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmiştir. Diğer taraftan Yunanistan
parlamentosu, uzlaşmazlıklarla ve hükümetteki istifalarla gündeme gelmiş
olmasına rağmen Çipras hükümeti parlamentoda salt çoğunluğu elde ederek,
anlaşmayı onaylatmıştır.
İsim sorunu çözüldükten sonra
Makedonya, NATO üyesi 29 ülke ile ittifaka üye olmasına yönelik katılım
protokolünü 6 Şubat 2019’da Brüksel’de imzalamıştır. Böylece Makedonya'nın
ittifakın 30. üyesi olmasının yolu açılmıştır. İmzalanan katılım protokolü
Yunan parlamentosunda görüşülmüş ve 140 “hayır” oyuna rağmen 153 “evet” oyuyla
kabul edilmiştir. Böylelikle, 17 Haziran 2018’de imzalanan Prespa anlaşmasının
tüm gereklilikleri yerine getirilmiştir.
NATO’nun
Genişleme Politikası
NATO’nun varoluş amacı genişleme
politikasıyla iç içedir. NATO; 1949’da 12 olan üye sayısını, 2017’de 29’ a
çıkarmıştır. Çünkü; 4 Nisan 1949’da
Washington D.C.’ de imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşmasının 10. Maddesi NATO’ya
“Antlaşmanın ilkelerini
geliştirecek ve Kuzey Atlantik Bölgesi’nin güvenliğine katkı sağlayacak olan
herhangi bir Avrupa ülkesini oy birliğiyle[1] kendi bünyesine katma” olanağı sunmaktadır.
Bu ilkeden ötürü NATO’nun herhangi bir Avrupa ülkesini müttefikliğe davet
etmesi; teorik olarak ittifakın temel amacı varsayılan Avrupa-Atlantik güvenlik
ve istikrarını güçlendirmektir. Dolayısıyla, günümüzde Makedonya’nın NATO’ya
katılıyor olması, bu ‘açık kapı’ prensibinin bir tezahürü olarak değerlendirilmelidir.
NATO’nun genişleme politikası, Avrupa’da istikrarın, işbirliğin ve güvenliğin
güçlendirilmesine büyük katkı sunmuştur.
Bu kapsamda, NATO ittifakına üye olmaya aday ülkeler, 1995’te
belirlenen genişleme kriterleri[2] nezdinde denetlenip, bu ülkelerde
belirli koşulların olgunlaşması beklenmektedir.
NATO’nun 1995 genişleme kriterleri;
- Market
ekonomisine dayalı işlevsel bir demokratik sisteme sahip olmak,
- Azınlıklara
adil muamelede bulunmak,
- Çatışmaları
barışçıl bir biçimde çözme kararlılığı göstermek,
- NATO’nun
askeri operasyonlarına katkıda bulunma kabiliyeti ve isteği göstermek,
- Demokratik asker-sivil ilişkileri ve
kurumlarına bağlı kalmak esaslarını içerir.[3]
NATO, Soğuk Savaş’ın sonlanmasından bu yana Avrupa-Atlantik bölgesinde
güvenlik ve istikrarı sağlayan ve teşvik eden bir güvenlik mimarisi olarak
hizmet vermiştir[4]. NATO’nun genişleme politikası özellikle bu sebepten
ötürü caydırıcı bir önem taşımaktadır. Oldukça çeşitlenmiş küresel güvenlik
tehditlerinin ve büyük güç yarışlarının artmakta olduğu çağımızda, Kırım’ın
Rusya’ya katılması ve Avrupa’daki terör hareketliliğinin artması gibi güvenlik
problemleri, NATO’nun Makedonya’nın yanı sıra Ukrayna, Bosna Hersek ve
Gürcistan'ın da üyelik süreçlerini hızlandırmasına sebep olmuştur[5].
NATO’nun Balkanlar’da genişleme politikası, ittifakın müşterek savunma ve
güvenlik anlayışına direk ve dolaylı yollardan çeşitli katkılarda
bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıl Brüksel’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde de
vurgulandığı üzere, bölgede icra edilmiş çeşitli operasyon ve işbirlikleri
bugün hala Batı Balkanlar’ın Avrupa-Atlantik sahası içerisinde önemli bir
stratejik konuma sahip olduğunu göstermektedir[6].
NATO, Batı Balkanlar’da istikrar ve güvenliğin demokratik değerler çerçevesinde
sağlanmasını Avrupa’da bölgesel barış ve güvenliğe ulaşmanın bir ön şartı
olarak değerlendirmektedir[7].
Makedonya askeri açıdan güçlü bir ülke olmasa da “Barış için Ortaklık” partneri
olarak NATO’nun önemli misyonlarında
oldukça aktif bir şekilde rol almıştır. Makedonya ordusunun hali hazırda 8,000
aktif personeli bulunmaktadır[8]
ve bu gücün %50’sinden fazlası[9]
geçmişte ve halen NATO’nun Kosova'daki KFOR ve Afganistan'daki ISAF misyonları
başta olmak üzere çeşitli NATO faaliyetlerine büyük destek vermiştir. Ayrıca,
Makedonya’nın 2006 yılında Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler liderliğinde
Bosna Hersek’te yürütülen EUFOR Althea Operasyonu’na yaptığı katkılar göz
önünde bulundurulduğunda, ülkenin NATO ölçütlerince bölgesel güvenliğin
sağlanmasına yardımcı olan potansiyeli dikkat çekmektedir. Ayrıca Makedon
ulusal savunma ve güvenlik politikaları ve doktrinleri dahi ülkenin politik ve
askeri açıdan BM, OSCE, WEU ve NATO gibi müşterek güvenlik ve savunma ağlarına
entegrasyonunu ve tüm komşularla düzeyli ve yapıcı ilişkiler geliştirilmesini elzem
kılmaktadır.[10]
Gerek Balkanlar’daki konumu ve gerekse NATO’ya yapmış olduğu katkılar ve milli
savunma ve güvenlik politikaları göz önünde bulundurulduğunda, Makedonya’nın NATO için ne kadar uygun ve de
işlevsel bir müttefik adayı olduğunu belirtmek gerekir.
1950’lerden bu yana NATO’nun açık kapı politikası sayesinde Avrupa-Atlantik
sahasında müşterek güvenlik anlayışı güçlenmiş ve bölgede yaşanan çeşitli
sorunlara askeri anlamda etkili çözümler getirilmiştir.
Her ne kadar NATO’nun Balkanlarda genişleyerek istikrarı arttırması üye
ülkeler için olumlu bir amaca hizmet ediyor olsa da, jeopolitik ve askeri
açıdan Rusya’yı rahatsız eden bir durumdur. Özellikle Soğuk Savaş’tan sonra
Rusya’ya Almanya’nın doğusunda genişlememe sözü verilmesine[11]
rağmen bugün NATO’nun hala büyüme çabası içinde olması Rusya’yı Batı’ya karşı
daha sert bir tutuma itmektedir. Bu kapsamda, NATO’nun Makedonya’yı bünyesine
katma çalışmaları Rusya tarafından agresif bir strateji olarak
nitelendirilebilir.
NATO’nun hızlandırılmış genişleme
süreci dikkate alındığında; Makedonya’nın resmi üyelik için 9 ay bekleyeceği
düşünülmektedir. NATO’nun son dört genişleme süreci ortalama 9 ay
sürmüştür: Vişegrad G Vilnius ve Adriyatik grubu (Arnavutluk ve
Hırvatistan) ülkelerin üyelikleri ve son olarak Karadağ’ın üyeliği 9 ayda
tamamlanmıştır.[12] Makedonya, NATO ile katılım protokolünü
imzalamış olsa da önümüzdeki 9 aylık
süreçte resmi üyelik için üç aşama daha kalmıştır. NATO kurallarına göre; tüm
NATO üyeleri katılım protokolünü onaylamak zorundadır. Sonrasında resmi üyelik
işlemleri başlatılacaktır ve Makedonya, Kuzey Atlantik Antlaşmasını imzalayıp, onayladıktan
sonra resmi olarak NATO üyesi sayılacaktır.Makedonya NATO’ya üye olarak, Kuzey-Atlantik Antlaşmasının
5. Maddesi gereğince, tıpkı diğer ittifak ülkeleri gibi “bir üyeye yapılmış
silahlı saldırının NATO müttefiklerinin tamamına yöneltilmiş kabul edilmesi[13]” ilkesinden faydalanabilecek ve dolayısıyla
bölgede kendine yöneltilmiş veya yöneltilebilecek güvenlik tehditlerine karşı
caydırıcı bir avantaj kazanacaktır.
Makedonya’nın
NATO Yaklaşımı
Makedonya, NATO’nun Barış için
Ortaklık Programı’na[14] 1995’te katılmış ve aktif bir
Avrupa-Atlantik ortağı olarak yol kat etmiştir. Afganistan ve Kosova’daki NATO
operasyonlarına katkıda bulunmuş, 2001 ayaklanması sırasında NATO ilke ve
prensiplerine sadık kalmayı başarabilmiş[15] ve yakın zamanda Yunanistan ile yaşadığı isim
sorununu çözebilmiştir. SDSM iktidarında ülkedeki azınlıkların temel haklarında
iyileştirmeler yapılmıştır. Ayrıca Makedonya; savunma bütçesini kademeli olarak
artırarak, Makedonya Ordusu’nu NATO standartlarına ulaştırmak için çaba sarf
etmiştir.[16] Böylece Makedonya, Kuzey-Atlantik
Anlaşması’nın ön şartlarına uygun olarak üyelik statüsüne erişmek için gerekli
gayreti sarf etmiştir. Bu çabalar siyaset ve toplumun arz ve taleplerinden
bağımsız olarak değerlendirilmemelidir. Makedonya’da toplum ve siyasetin
NATO’ya yaklaşımı şu şekildedir:
Siyaset
Makedonya’da ana akım tüm siyasi
partiler ülkenin NATO üyeliğini desteklemektedir Ülkenin en güçlü partilerinden
biri, Makedonya’da günümüz hükümetini kuran SDSM’dır. 2016 yılı seçimleriyle
birlikte yıllarca devam eden VMRO-DPMNE iktidarından görevi devralmıştır.
İktidar değişikliğiyle birlikte, NATO, BM ve AB isim sorununun çözümü için
uygun bir ortam bulmuştur. Parti, Avro-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmeyi
hedeflemektedir. SDSM, iktidarı elde
ettikten sonra Makedonya’nın bir önceki hükümet yüzünden bozulan imajını
düzeltmeye çalışmış, hem bölgesel hem de uluslararası meselelerde yapıcı bir
rol üstlenmiştir. Bu anlayışla Batı’dan aldığı destekle birlikte Makedonya’nın
isim sorunu çözüme kavuşturmuş ve ülkenin NATO üyeliğinin yolunu açmıştır.
Yıllardır iktidarda olan fakat 2016
seçimlerinde iktidarı en büyük muhalefet partisine devreden VMRO-DPMNE ülkenin
en önemli partilerindendir. Parti; AB ve NATO entegrasyonunu hedeflemektedir.
Partinin Macaristan’a iltica eden eski lideri Nikola Gruevski ve yeni lideri
Hristiyan Mitkovski, NATO katılım protokolünün imzalanmasına olumlu yaklaşmıştır.
Parti temsilcileri yaptıkları açıklamalarda; üyeliğin önemine vurgu
yapmışlardır. Aksine herhangi bir şey söylemeyen parti yetkilileri NATO’nun bir
güvenlik şemsiyesi olduğunu ülkeye asıl refahın AB tarafından getirileceğini
ifade etmişlerdir. AB’ye üyelik süreci alınarak iktidarın NATO üyelik hamlesi
gölgede bırakılmaya çalışılmıştır. Parti yetkilileri Yunanistan’ın AB içindeki
veto hakkına dikkat çekerek ilerleyen yıllarda ülkelerinin verilen umutlara
rağmen AB üyesi olmayan ve kendi isminden vazgeçip Yunanistan’ın dayattığı
isimle varolan bir ülke olarak kalabileceklerini söylemişlerdir. Ayrıca
VMRO-DPMNE, SDSM’yı Avro-Atlantik kurumlarının kuklası olarak görüp, Yunanistan
ile yapılan anlaşmayı Makedon kimliğine ihanet olarak anmaktadır.
Ülkedeki Arnavut partileri de NATO
üyeliğini desteklemektedir. BDI, PDSH ve Besa gibi ülkenin önemli Arnavut
partileri, Makedonya’nın izole ve iç meseleleriyle boğuşan bir ülke olmasından
rahatsızdır. Makedon ulus bilincinin yaygınlaşmasının ülkeyi bir iç kaosa
götüreceğinden endişe duyan Arnavutlar, Makedonya’daki isim sorununa ilgisiz
kalsalar da bu sorunun çözümünün Makedonya’ya refah ve iç huzur getireceğine
inanmaktadır. Bu nedenle sorununun çözülmesini olumlu karşıladıkları gibi
Avro-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme süreçlerinin tamamlanıyor olmasından da
memnundurlar.
Toplum
Makedonya toplumu; Avrupa – Atlantik
kurumlarına üye olmayı yıllardır beklemektedir. Arnavutlar ve Türkler isim
sorununa ilgisiz kalırken, sorunun çözümü neticesinde gelecek olan NATO ve AB
üyeliklerini desteklemektedir. Makedonlar ise; Yunanistan’ın engellemeleri ve
Avro-Atlantik kurumlarının sözlerini yerine getirmemesiyle birlikte reformlar
konusunda bıkkınlık yaşamakta, bütünleşmenin gerçekleşmesine şüpheyle
bakmaktadır.
2008 ve 2018 yılları arasında
yapılan kamuoyu yoklamalarına bakıldığında Makedon halkının Avro-Atlantik
kurumlarına olan güveninin yıldan yıla azaldığı görülmektedir. Her yıl düzenli
olarak yapılan araştırmalarda “Makedonya’nın NATO’ya üye olmasını destekliyor musunuz?”
sorusuna en çok “evet” cevabı verilmiştir. Fakat 2008 yılı anket
sonuçlarında %92 oranında “evet”
çıkarken, 2018’de yapılan anketlerde %77 oranında “evet” çıkmıştır.[17]
Yapılan bir başka araştırmada;
“Hükümet, isim anlaşmasıyla AB ve NATO üyeliğinin önündeki büyük engelleri
kaldırdı” yargısına halkın %56’sı katılırken, %36’sı katılmadığını, sürece
şüpheyle yaklaştığını ifade etmiştir.[18]
Keza, NATO ve AB vurgusu yapılmasına
rağmen 30 Eylül 2018’de yapılan referanduma katılım oranı %37’dir. Oy kullananların %91,46'sı “Makedonya ve Yunanistan arasında
imzalanan anlaşmayı kabul ederek ülkemizin AB ve NATO üyeliğini destekliyor
musunuz?” sorusuna “evet” oyu verirken, %5,65'i “hayır” oyu vermiştir.[19]
NATO üyeliğinin Makedonya’yı
endişelendiren konular nelerdir?
Makedonya 1995 kriterleri nezdinde
NATO üyeliğine hazır gözükmektedir. Fakat ülkeyi meşakkatli bir süreç
beklemektedir. Makedonya ekonomik olarak refaha ulaşmış bir ülke değildir. NATO
üyesi diğer ülkelere göre daha kötü durumdadır. Dünya Bankası’nın verilerine
göre Makedonya bölgenin en yavaş büyüyen ülkesidir. Bütçe açığı her geçen gün
artmaktadır.[20]
İşsizlik %20’nin üstündedir. Aylık gelir diğer ülkelere göre daha düşüktür (400
euro). Kamu hayatında yolsuzluk oranı çok fazladır. Ekonominin %1’inden daha
azı savunma harcamalarına ayrılmıştır. Makedonya, NATO üyeliği ışığında olumlu
bir ivme yakalasa da NATO üyesi bir ülkeden istenen performansın çok altında
kalmaktadır.
Global Firepower’a göre; Makedonya
ordusu, dünyadaki 136 ordu içinde 118.sırada yer almaktadır. Toplam askeri gücü
24 bin 055’tir. Ordu; 8 Bin 055 aktif personel ve 16 bin güçlü yedek
personelden oluşmaktadır. Ordunun ve savunma sisteminin NATO kriterlerine uygun
hale getirilmesi meşakkatli bir süreçtir.[21] NATO’ya üye olmak isteyen
bir ülkenin üyelik öncesinde, üyelik sırasında ve üyelik sonrasında kendi
bilgi, radar, erken ikaz vs. gibi sistemlerini, silah teçhizatlarını NATO’ya
uyumlu hale getirmesi gerekmektedir. Bu maliyetlerin hiç biri NATO tarafından
karşılanmamaktadır. Ülke kendi milli iradesiyle NATO akreditasyonuna sahip,
uygun ve uyumlu şirketlerle çeşitli anlaşmalar yaparak bu maliyetlerin
üstesinden gelmelidir.
Bu nedenle halktan gelen bazı
yorumlarda NATO üyeliğinin gerçekleşmesine sıcak bakıldığı fakat maliyetlerin
nasıl karşılanacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olunmadığı görülmektedir.
Ekonomik olarak sıkıntıda olan vatandaşlar; NATO için gerekli olan maliyetlerin
nasıl ve nereden karşılanacağı konusunda bilgisiz ve tedirgindir. Makedonya
ordusunun modernizasyon sürecinin maliyetinin ülkede vergi artırımına ve
çeşitli tasarruf programlarının uygulanmasına yol açacağı düşünülmektedir.
Peki, ekonomik ve iç siyasi sorunlara rağmen Makedonya NATO için neden
önemlidir?
2008 yılından beri NATO’nun
Makedonya’ya yönelik şartlı bir politikası vardır. NATO, kuruluş amacını devam ettirircesine
Rusya’nın etkisi altında bulunan ülkeleri bünyesine katmayı istemektedir.
Makro ölçekte düşündüğümüzde; NATO,
Rusya’nın dünyanın çeşitli yerlerinde üs kurmasını ve nüfuzunu artırmasını
istememektedir. Kırım’ın ilhakından sonra NATO periferisi içinde yer alan ama
Rusya’nın nüfuzunu artırdığı en zayıf halka Balkanlar olmuştur. Karadağ, Makedonya
ve Sırbistan Rusya etkisinin diğer Balkan ülkelerine göre fazla olduğu
ülkelerdir. Rusya’nın Suriye’deki üssü dikkate alındığında, Karadağ’da etkisini
artırması Adriyatik’ten Akdeniz’e bağlanmasını kolaylaştıracak, Makedonya ve
Sırbistan ile birlikte Avrupa’nın ortasında bir tehdit oluşturacaktı. Bu durum NATO tarafından kabul edilemezdi. Bu
nedenle, Karadağ Rusya’nın engellemelerine rağmen hızlı bir şekilde NATO’ya üye
olurken, Makedonya’nın Yunanistan ile yaşadığı ve NATO üyeliği önündeki en
büyük engel olan 27 yıllık isim sorunu 1.5 yıllık bir süre içinde çözülmüş
oldu.
Mikro ölçekte düşündüğümüzde NATO; Sırbistan’ın
1999 NATO bombardımanına referans vererek oluşturduğu NATO üyeliği karşıtı
tutumuna, savunma ve güvenlik alanında Rusya dahil çeşitli ülkelerle işbirliği
içinde olduğu “tarafsızlık” politikasına saygı duymaktadır. Fakat Sırbistan’ın NATO ile iyi ilişkiler
geliştirmesi istenmektedir. Siber güvenlik ve çeşitli alanlarda ortak işbirliği
imkanları yaratılarak, ortak tatbikatlar yapılarak Sırbistan’ın NATO ile
ilişkisinin sürdürülmesi hedeflenmektedir. Çünkü NATO’ya göre tarafsızlık
ilkesi, Sırbistan’ı Rusya’nın savunma ve güvenlik politikalarının güdümünden
kurtaramamaktadır. Bu nedenle NATO üye ülkelerle Sırbistan’ı çevreleyerek, Rusya
tarafından işlenmiş NATO’nun ise yabancı olduğu bir askeri sistemin etkin hale
getirilerek Balkanlarda istikrarı bozucu bir hamle oluşturmasını engellemek
istemektedir.
Nihayetinde, NATO’nun liberal değerleri ve bölgesel güvenliği sağlama
prensibiyle ortaya koyduğu genişleme vizyonu; Rusya’nın etkisi ve Balkanlar’ın
çatışmaya müsait kırılgan yapısı dikkate alındığında, Makedonya’nın NATO
güvenlik şemsiyesine dâhil edilmesi önemli bir gelişmedir.
*Bu yazıda Araştırma Asistanı Selen Öztürk'ün katkısı mevcuttur.
[9] https://www.euronews.com/2019/02/11/we-re-ready-to-contribute-to-nato-north-macedonia-defence-minister-tells-euronews
[11] https://www.theamericanconservative.com/articles/when-washington-assured-russia-nato-would-not-expand/comment-page-1/
[13]
https://www.nato.int/cps/ie/natohq/official_texts_17120.htm
[15] Operation Essential Harvest, 27 August - 26 September
2001. https://www.nato.int/fyrom/tfh/home.htm
[17] Sayfa. 52 -
https://www.iri.org/sites/default/files/iri_macedonia_july_2018_poll_public_final.pdf
[18] “Macedonia National Public Opinion Poll,
28 Haziran – 15 Temmuz 2018”, USAID
Sayfa. 20 - https://www.iri.org/sites/default/files/iri_macedonia_july_2018_poll_public_final.pdf
Sayfa. 20 - https://www.iri.org/sites/default/files/iri_macedonia_july_2018_poll_public_final.pdf
[19]
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201810011035460478-makedonyadaki-referandumun-resmi-sonuclari-aciklandi/


Comments
Post a Comment