Makedonya’nın Eski Başbakanı Siyasi Zulüm Gerekçesiyle Macaristan’a İltica Etti
Nikola Gruevski son
yılların en tartışmalı siyasetçilerinden biridir. İktidarı devrettikten sonra
hakkında yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma gibi birçok konuda dava açılmıştır.
Avrupa Komisyonu dahi açıklamalarında kendisini, Makedonya devletini ele
geçirmekle (state capture) suçlamıştı. Tüm bu saldırılara rağmen Gruevski;
herhangi bir suçunun olmadığını defalarca tekrarlamıştı.
Mayıs ayında Gruevski
hakkında sonuçlanan davada; devletin bütçesini kendi kişisel ihtiyaçları için
kullandığına kanaat getiren mahkeme; Gruevski’nin devlet bütçesinden 600 bin
Euro harcayarak kendi kişisel seyahatleri için zırhlı bir araç satın aldığını
beyan ederek, eski Makedonya Başbakanını 2 yıl hapse mahkûm etti.
Bu kararı kabul etmeyen
Gruevski, alınan kararı temyize götürerek itiraz etmişti. Yaptığı açıklamalarda
adalete güvendiğini ve kararın düzeltileceğini düşündüğünü söylemişti. Fakat
mahkeme Gruevski’nin itirazını reddetti, kararı onayarak Gruevski’nin 2 yıl
hapis cezası görmesi gerektiğine karar verdi. Verilen karara göre; Gruevski
görevini kötüye kullanmıştı.
Nikola Gruevski kararın
onanmasıyla birlikte 9 Kasım’da Macaristan’a gitti. Sosyal medyayı sıklıkla
kullanan Gruevski Facebook hesabında Macaristan’a gittiğini duyurarak, iltica
talep ettiğini açıkladı. Sosyal medyadan yaptığı açıklamalarla ülkesinden
kaçmadığını, siyasetin müdahalesi olduğunu düşündüğü yargıdan kaçtığını
söyleyen Gruevski, özgürlüğünün keyfi olarak elinden alınmak istendiğine dikkat
çekti. Ölüm tehditleri aldığını ve siyasi zulüm gördüğünü Macaristan
yetkililerine beyan ederek, iltica isteğini yineledi.
Ülkede yapılan
haberlerde; Gruevski’nin Macaristan’a geçmesinin kolay olmadığı bu nedenle
Macar yetkililerden yardım almış olması gerektiği yazıldı. Macaristan’dan henüz
bir açıklama gelmemesine rağmen Gruevski’nin Arnavutluk seyahati sırasında
Macaristan’daki Arnavutluk Büyükelçiğine ait bir araçla Karadağ’a, Sırbistan’a
ve Macaristan’a geçiş yaptığı yönünde fikirler paylaşıldı.
Peki,
neden Macaristan’a kaçtı?
Viktor Orban ve Nikola
Gruevski iyi ilişkiler içinde bulunan, iktidar davranışı bakımından
birbirlerine benzeyen iki liderdir. Macaristan ve 10 yıllık Gruevski
liderliğindeki Makedonya’nın yakın ilişkileri vardı.
Gruevski, Victor Orban’la ağız birliği yaparak “Stop Soros”
sloganını ilk kullanan liderlerden biridir. Victor Orban, ülkesinde Soros
okullarına ve kurumlarına savaş açtığı sırada Avrupa Birliği içindeki birçok
ülke tarafından eleştirilmiş fakat Balkan ülkelerinden Makedonya, Orban’ı
desteklemişti. Gruevski bir konuşmasında; Soros tarafından finanse edilen Açık
Toplum Vakfı’nın Makedonya’daki faaliyetlerinin engellenmeyeceğini ancak
yabancı çıkarların kamusal alana hükmetmesine izin vermeyeceğini açıklamıştı.
Seçim öncesi yaptığı bazı açıklamalarda; hem dinleme operasyonlarında hem de dönemin
muhalefeti Zaev’i desteklemek için Üsküp’te toplanan binlerce kişinin arkasında
liberal güçlerin olduğunu söyleyerek Soros’a gönderme yapmıştı.
Orban ve Gruevski’nin
yakınlığı, Orban’ın partisi Fidesz’e yakın olan birçok medya patronunun Makedonya’da kanal satın almasından da
bellidir. Orban’a yakın çizgide olan bu kişiler Gruevski iktidarı döneminde
VMRO-DPMNE partisini destekleyici yayınlar yapmaktaydı. [1]
Orban son yıllarda
Avrupa tarafından çokça eleştirilen bir politikacıdır. Avrupa Birliği üyesi
birçok ülke, Macaristan’ı hukukun üstünlüğü anlayışını ihlal ettiği, demokrasi
anlayışından uzaklaştığı gerekçesiyle eleştirmiştir. Öyle ki, eleştiri
oklarının üzerinde olduğunu gören Orban, Avrupa Birliği içinde anlayış olarak
kendine yakın liderlerle ilişkileri derinleştirerek, Birlik içinde kutuplaşmaya
dahi yol açmıştır.
Gruevski’nin
İltica Talebine Yönelik Tepkiler
Gelişmelere yönelik en
sert tepkiyi, Avrupa Birliği Komiseri Johannes Hahn vermiştir. Hahn yaptığı
açıklamada Macaristan’ı sert bir dille uyararak, Avrupa Birliği değerlerini hatırlatmıştır.
Macaristan’ın bu kararının, Avrupa Birliği’nin güvenilirliğini zedeleyeceğini
söylemiştir.
Makedonya iç
siyasetinde ise; Zaev iktidarı Gruevski’yi “korkak” ilan etmiştir. Ülkesinin
yargısına güvenmeyen ve soluğu başka bir devlette alan korkak bir politikacı
olarak gündemde tutulmaktadır. Gruevski’nin imajının zedelenmesi için çalışan
medya gurupları ve sivil toplum örgütleri bulunmaktadır.
Zaev yapmış olduğu
hamlelerle, VMRO-DPMNE partisinden bazı isimleri Yunanistan ile Makedonya
arasındaki isim sorununun çözümü için parlamentoda yapılan oylamaya ikna
edebilmiş, böylelikle isim değişikliği yasası parlamentoda oylanabilmiştir. Yine
Zaev, Gruevski ve partisini halkın gözünde soyguncu ve adalete saygısız olarak
göstererek parti tabanından taraftar devşirmeye çalışmaktadır. Gruevski’nin
kaçışını avantaja çevirmek istemektedir.
Macaristan’daki liberal
çizgideki muhalefet partileri, iltica talebinin bu kadar çabuk kabul
edilmesinin mümkün olmadığını savunmaktadır. Makedonya liderinin iltica kurallarına
uygun olmayarak Macaristan’a giriş yaptığı, bunun bir suç olduğu
savunulmaktadır. Ayrıca, ülkesi tarafından suçlu bulunan bir siyasetçinin bir
an önce ülkesine geri verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Sonuç
Avrupa Birliği, 2004 ve
2007 yıllarındaki genişleme politikasının sıkıntılarını halen daha çekmektedir.
Avrupa Birliği 2004 yılı genişlemesinde; Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti,
Slovakya, Slovenya, Letonya, Litvanya, Estonya, Malta Avrupa Birliği üyesi
olmuştur. Bu ülkeler; liberal demokrasi anlayışının toplumsal ve siyasal bazda
gelişmesinin zor olduğu ülkelerdir. Bu ülkeler, bir yandan liberal demokrasi
sıkıntıları yaşarken diğer yandan Avrupa Birliği içindeki ekonomik kriz,
ülkelerde Avrupa Birliğine olan güveni azaltmıştır. Avrupa Birliğine olan
şüphecilik arttıkça, üye olduktan sonra devam ettirmeleri gereken reformlarda
da durgunluk yaşanmıştır.
Bu sebeplerle, Birlik
içinde Victor Orban gibi Avrupa’nın demokrasi anlayışını ve değerlerini az
önemseyen iktidarlar artmıştır. Bu liderler, Avrupa Birliği’ndeki Fransa,
Almanya, İtalya gibi başat ülkeleri dinlememeye ve kendi aralarında
guruplaşmalara yönelmişlerdir. Dünya siyasetinde de kendi anlayışlarına yakın
kişilerle işbirliği içerisine girmişlerdir. Örneğin; Victor Orban’ın Putin ile
ilişkisi, Putin’in Gruevski iktidarı dönemindeki Makedonya ile ilişkisini
beslemiştir.
Böyle bir ortamda,
seçimleri yeniden kazarak, toplumsal meşruiyetini artıran Macaristan’daki
Victor Orban iktidarının, bazı Avrupa ülkeleri tarafından Gruevski’yi ülkesine
teslim etmek konusunda kolay ikna olabileceği düşünülmemelidir.
Gruevski’nin bir başka
Avrupa Birliği ülkesine kaçışı, Avrupa Birliği içindeki anlayış farklılıklarını
beslemeye yarayacaktır.


Comments
Post a Comment