Sırbistan ile Makedonya arasında neler oluyor?

Makedonya SDSM hükümeti ile ilk büyük krizini yaşıyor. Hükümet bölgesel ilişkileri düzeltme çabası içerisindeyken Sırbistan’ın Makedonya’da Büyükelçilik çalışanlarını ülkeye geri çağırması bölge gündeminde bomba etkisi yarattı. Nedeni bir anda anlaşılamadı. İlk anlarda, gazeteler konuyu işlemekte zorlandı.

İki ülke arasındaki krizin nedeni; Sırbistan Büyükelçi görevlilerinin dinlendiği yönünde çıkan haberlerdi. Sırbistan kendi yetkililerinin hukuksuzca dinlenmesine tepki göstererek, diplomatik görevlilerini ülkesine çağırdı. Makedonya hükümeti iddialara karşı çıkarak, böyle bir girişimde bulunmadığını, Sırbistan’ın diplomatik görevlilerine saygı gösterdiğini açıkladı. Sonrasında Zaev, Vucic ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Nihayetinde, uzayacağı düşünülmeyen ve Sırbistan tarafından “gözdağı” niteliğindeki bu kriz ılımlı bir ortama evrildi. Fakat bu telefon görüşmesi bizlere, bazı anlaşmazlıkların gündeme olduğunu gösterdi. Çünkü yapılan açıklamalara göre; Eylül ayında bir görüşme gerçekleşmesine karar verildi. Yapılacak olan görüşmede, iki ülkenin ortak sorun alanlarının ve yanlış anlaşılmaların gündeme taşınması planlandı. İyi ilişkilerin devam etmesi için çözümler üretilmesinin umulduğu açıklandı.

Peki, telefon görüşmesinde gündeme gelen bu “sorunlar veyahut yanlış anlaşılmalar” neler olabilir? Neden Sırbistan, Makedonya'daki yeni hükümet ile bir kriz ortamına girmiştir? 

Bu sorulara bir kaç açıdan cevap verilebilir. İlki Arnavutlardır. İki ülke arasındaki ortak meselenin Arnavutlar olduğu açıktır. Sırbistan Kosova ile normalleşme süreci içerinde olan ve bu konuda diyaloglarına devam eden bir ülkedir. Makedonya ise ülkedeki en büyük Arnavut partisi ile koalisyon kurmuş bir hükümete sahiptir. Sırbistan, SDSM hükümeti ile Arnavutlar konusunda anlaşamayacağının sinyallerini daha Makedonya'da hükümet kurulmadan vermiştir. Örneğin; Makedonya'da ses kayıtları ile siyasette kriz yaşanırken VMRO'ya destek mesajları göndermiştir.

Makedonya ve Sırbistan arasındaki ilişkiler Gruevski hükümeti sırasında pek parlak değildi. Çünkü Makedonya; Kosova’nın bağımsızlığını tanımış, 2015 yılında yapılan oylamada UNESCO üyeliği konusunda da olumlu oy vermişti.  İki ülke mülteci meselesinde sürekli sıkıntı yaşamıştı. İki ülke Ortodoks kiliselerinin meşruiyeti konusunda da sıkıntılar yaşıyordu. Fakat ortaklık ve işbirliği konusunda sıkıntılar yaşanmıyordu. Karşılıklı ziyaretler gerçekleşiyor, Koridor 10 ve enerji projeleri görüşülüyordu. Çünkü Gruevski hükümeti, Kosova ve Sırbistan diyalog sürecinde “tarafsız” bir tutum sergiliyordu. Bu konuyu Sırbistan’ın hassas bir iç meselesi olarak görüyor ve karışmak istemiyordu. Karıştığı an mevzunun Makedonya Arnavutlarını da etkileyeceğinin farkındaydı.

Yıllarca Makedonya’dan böyle bir tavır görmüş Sırbistan’ı, SDSM hükümetinin Kosova konusunda “tarafını belli eden” tutumları ve Sırbistan iç siyaseti hakkındaki açıklamaları rahatsız etmeye başladı. SDSM'nin diyalog sürecini esas alan açıklamalarına binaen Makedonya’nın yeni hükümetini “tarafsız” olmaya davet etti. SDSM hükümetinin Vucic için “otoriter bir lider” açıklamasına sert tepkiler verildi. 

SDSM hükümetinin Arnavutlarla işbirliği yapmasının Sırbistan’ı rahatsız ettiği düşünülebilir. Vucic kriz sonrası yaptığı açıklamada, Makedonya’nın Kosova’nın UNESCO üyeliği konusunda olumlu oy kullanacağını düşündüğünü açıklamıştır. Arnavutlarla kurulan Makedonya’daki hükümetin Sırbistan için bir tehdit oluşturduğu düşünülmektedir. Sırbistan; Makedonya’daki Arnavutların, Kosova’daki Arnavutların ve Arnavutluk’taki Arnavutların ortak hareket ettiğini düşünmeye başlamıştır. Bu nedenledir ki geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Dacic, Zaev’in birçok konunun farkında olmadığını, herhangi bir Arnavut birliği girişiminden Makedonya’nın da zararlı çıkacağını dile getirmiştir. 

Anlaşılan o ki, Sırbistan’ın “Arnavut fobik” tutumu SDSM hükümetiyle birlikte tekrar açığa çıkmıştır. Yeni hükümetin Arnavutlar lehine olan girişimleri rahatsızlık uyandırmıştır. Böyle bir ortamda SDSM’nin Arnavutlar ve Kosova üzerine yaptığı açıklamalar bir tehdit olarak algılanıp, Sırbistan’ın iç işlerine müdahale olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenledir ki Sırbistan’ın Büyükelçilik çalışanlarını Makedonya’dan geri çekmesi bir gözdağı niteliği taşımaktadır. Makedonya bir taraftan sorun yaşadığı komşularla ilişkilerini geliştirme adımları atarken diğer taraftan Arnavut partnerleri ile siyasi birlikteliğin devamını sağlama arasında kalmış gözüküyor.

Sorunun ikinci ve bölgesel boyutu ise Rusya üzerinden okunabilir. Sırbistan, Makedonya’daki yönetim değişikliği ile birlikte bölgede Rusya ile yakın ilişki içerisinde olan tek ülkedir. Gruevski yönetimi sırasında Sırbistan ile Makedonya aynı kefede değerlendiriliyordu ve bu iki liderin Rusya ile olan bağları tartışılıyordu. Avrupa’nın Rusya gündeminde, Balkanlarda Sırbistan tek aktör olmaya başladığından, ülkeye yönelik baskıların artacağı söylenebilir. Mevzunun uluslararası boyutunda Sırbistan’ın çevrelendiği görülmektedir. Yeni hükümet ile birlikte Makedonya’nın NATO üyeliği de gündemdeki yerini almaya başlamıştır. ABD Büyükelçisi’nin Zaev ile görüşmesi ve NATO üyelik sürecine ABD’nin destek vereceğini söylemesi Sırbistan için bir diğer tedirginlik olmuştur. Makedonya’daki hükümet değişikliğinin yanında, Karadağ’ın NATO üyeliği, Macaristan’daki Avrupa lehine olumlu gelişmeler, Bulgaristan’da üçüncü dönemine yeni başlayan hükümetin yoğun baskılar sonucu ilk dönemlerindeki "Avrupalı" imajını geri kazanma çabası, bölgedeki Rus varlığını azaltan meselelerdir. Böyle bir ortamda Sırbistan’ın AB ve Rusya arasındaki “denge” politikası dönüşmeye başlayabilir veyahut bu bölgesel değişimler göz önüne alınarak, istenebilir. Bu nedenle Sırbistan, AB’nin öngörülebilir baskısı konusunda endişe duymaktadır. 

Comments